Safra kesesi taşı, genel cerrahi pratiğinde en sık karşılaşılan hastalıklardan biridir. Toplumun önemli bir bölümünde görülebilen safra taşları, bazı kişilerde yıllarca hiçbir belirti vermeden sessiz kalabilirken, bazı hastalarda şiddetli karın ağrısı, hazımsızlık, bulantı ve safra kesesi iltihabı gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
Her safra taşı ameliyat gerektirmez. Tedavi kararı; taşın büyüklüğüne göre değil, hastanın şikâyetlerine, taşın neden olduğu problemlere ve gelişebilecek komplikasyon riskine göre verilmelidir.
Safra kesesi, karaciğerin hemen altında bulunan armut biçiminde küçük bir organdır. Karaciğer tarafından üretilen safrayı depolar ve özellikle yağlı yiyecekler tüketildiğinde bu sıvıyı ince bağırsağa göndererek sindirime katkıda bulunur.
Safranın içeriğindeki kolesterol, safra tuzları ve pigmentler arasındaki dengenin bozulması sonucunda zamanla kristaller oluşabilir. Bu kristaller birleşerek safra taşlarını meydana getirir.
Safra taşı oluşumunda tek bir neden yoktur. Genetik yatkınlık, yaş, beslenme alışkanlıkları ve metabolik faktörler birlikte rol oynayabilir.
Safra taşı gelişme riskini artıran başlıca faktörler şunlardır:
- Kadın cinsiyet
- 40 yaş üzeri olmak
- Aşırı kilo ve obezite
- Hızlı kilo vermek
- Gebelik
- Diyabet
- Yüksek kolesterol
- Ailede safra taşı öyküsü
- Uzun süre aç kalmak
- Bazı kan hastalıkları
Bu risk faktörlerinden bir veya birkaçına sahip olmak mutlaka safra taşı gelişeceği anlamına gelmez. Ancak görülme olasılığını artırabilir.
Safra taşları uzun süre hiçbir belirti vermeyebilir ve başka bir nedenle yapılan ultrason incelemesi sırasında tesadüfen saptanabilir.
Belirti verdiğinde ise en sık görülen şikâyetler şunlardır:
- Sağ üst karın bölgesinde ağrı
- Ağrının sırta veya sağ omuza yayılması
- Yağlı yemeklerden sonra başlayan ağrı
- Bulantı ve kusma
- Şişkinlik hissi
- Hazımsızlık
- Gaz yakınması
Ağrı genellikle aniden başlar ve yarım saatten birkaç saate kadar sürebilir.
Belirti veren safra taşları zamanında tedavi edilmediğinde farklı komplikasyonlara neden olabilir.
Bunlar arasında:
- Safra kesesi iltihabı (Akut kolesistit)
- Safra kanalına taş düşmesi
- Safra yolu tıkanıklığı
- Sarılık
- Pankreas iltihabı (Akut pankreatit)
- Safra kesesi delinmesi
Bu nedenle özellikle ağrıya neden olan taşların ihmal edilmemesi önemlidir.
Tanıda öncelikle hastanın şikâyetleri ve fizik muayenesi değerlendirilir.
Ardından gerekli görüldüğünde;
- Karın ultrasonografisi
- Kan testleri
- Manyetik Rezonans Kolanjiyopankreatografi (MRCP)
- Bilgisayarlı tomografi
- Endoskopik yöntemler (ERCP)
gibi incelemeler kullanılabilir.
Çoğu hastada ultrasonografi tanı koymak için yeterlidir.
Tedavi, hastanın şikâyetlerine göre planlanır.
Belirti vermeyen birçok safra taşı yalnızca takip edilebilir.
Ancak ağrıya neden olan, safra kesesi iltihabı gelişen veya komplikasyon riski taşıyan hastalarda en etkili tedavi safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır (kolesistektomi).
Günümüzde bu ameliyatların büyük bölümü laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilmektedir.
Safra taşlarını eritmeye yönelik ilaç tedavileri yalnızca çok sınırlı hasta grubunda kullanılabilir ve çoğu zaman kalıcı çözüm sağlamaz.
Kapalı safra kesesi ameliyatı, günümüzde safra kesesi taşlarının tedavisinde altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir.
Karın duvarına açılan birkaç küçük kesi aracılığıyla gerçekleştirilen bu yöntemde;
- Daha az ağrı
- Daha küçük izler
- Daha kısa hastanede kalış süresi
- Günlük yaşama daha hızlı dönüş
gibi avantajlar sağlanmaktadır.
Ancak her hastanın cerrahi planlaması bireysel olarak yapılmalıdır.
Safra kesesi sindirime yardımcı bir organdır ancak yaşam için zorunlu değildir.
Ameliyat sonrasında karaciğer safra üretmeye devam eder ve safra doğrudan bağırsaklara ulaşır.
Hastaların büyük çoğunluğu kısa süre içinde normal beslenme düzenine ve günlük yaşamına dönebilmektedir.
Aşağıdaki belirtilerden biri varsa gecikmeden değerlendirme yapılması gerekir:
- Sağ üst karında şiddetli ağrı
- Ateş
- Sarılık
- Sürekli kusma
- Ağrının saatlerce geçmemesi
- Koyu renkli idrar ve açık renkli dışkı
Bu belirtiler safra taşına bağlı ciddi bir komplikasyonun habercisi olabilir ve acil tedavi gerektirebilir.
Merak edilenler
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Belirti vermeyen birçok safra taşı takip edilebilir. Cerrahi kararı hastanın klinik durumuna göre verilir.
Safra kesesindeki taşlar çoğunlukla kendiliğinden kaybolmaz. Aksine safra kanalına düşmeleri ciddi sorunlara neden olabilir.
Safra taşlarının büyük bölümü kansere dönüşmez. Ancak uzun yıllar devam eden bazı kronik safra kesesi hastalıklarında risk artabilir. Bu nedenle düzenli takip ve uygun zamanda tedavi önemlidir.
Günümüzde uygun hastalarda ilk tercih laparoskopik (kapalı) safra kesesi ameliyatıdır. Açık cerrahi yalnızca gerekli görülen özel durumlarda uygulanır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kararı, hekim muayenesi ve gerekli tetkikler sonrasında kişiye özel olarak verilir.
Sorularınız mı var?
Şikâyetleriniz ve tetkik sonuçlarınız için değerlendirme randevusu oluşturabilirsiniz.
